Makaleler
29 Kasım
İŞE İADE DAVALARI
İŞE İADE DAVALARI

İşe iade davası, işveren tarafından iş akdi feshedilen ancak bu feshin geçersiz olduğunu düşünen işçinin, iş güvencesinden faydalanarak işe iadesini talep ettiği davadır. İşe iade davası, iş sözleşmesi geçersiz bir nedenle sonlandırılan (halk deyimiyle işten kovulan) işçi tarafından açılabilir. İşverenin bu davayı açma hakkı bulunmamaktadır. İşe iade davasının esasına girilebilmesi için maddi hukukun aradığı bazı şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar şu şekildedir: 1- İşyerinde en az 30 işçi çalıştırılıyor olması gerekir. Bu 30 işçi sayısı işverenin aynı işkolundaki bütün işyerlerini kapsar. Örneğin bir işverenin bir mobilya mağaza zinciri aynı ad altında işletilmektedir. Ve işçi bu mağazaların birinde çalışmaktadır. Çalıştığı mağazada her mağazada 5 işçi çalışıyor olsa bile, bütün mağazalardaki çalışanların sayısı toplanır. Bu toplam 30 işçi ve üstü ise işe iade davası açılabilir. İşçi sayısı belirlenirken çırak ve stajyerler hesaba katılmaz. Asıl işveren ve alt işveren durumunda ise asıl işveren ve alt işveren işçi sayıları ayrı ayrı değerlendirilir. İşçi sayısını az göstermek amacı ile böyle bir yol seçilmiş ise ispat edildiği takdirde işçi sayısı birlikte değerlendirilir. 2- İşçi bu işyerinde en az 6 aydır çalışıyor olmalıdır. 6 aylık kıdem hesaplanırken işçinin, aynı işverenin tüm işyerlerinde geçirdiği süreler dahil edilir. Yer altı işlerinde çalışan işçi için bu şart gerekli değildir. 3- İşçi ile işveren arasında belirsiz süreli bir iş sözleşmesi bulunmalıdır. Dolayısıyla belirli süreli sözleşme ile çalışan işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmamaktadır. 4- İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekillerinden olmamak gereklidir. 5- İş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli bir neden olmaksızın feshedilmesi gerekmektedir. İşe iade davasının açılabilmesi için sözleşmenin işveren tarafından feshedilmiş olması gerekmekte olup işçi, istifa, haklı fesih, işverenle anlaşma (ikale) vb. bir yolla iş akdini sonlandırması durumunda işe iade talebinde bulunamayacaktır. İş Kanunu’nun 18. Maddesinde özellikle aşağıdaki durumların fesih için geçerli sebep olmadığı belirtilmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki geçerli sebepler kanunda sayılanlarla sınırlı değildir. Mahkeme somut duruma göre bir değerlendirme yapabilecektir. a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak. b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak. d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler. e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek. f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık

Detaya Git
26 Kasım
ECRİMİSİL (HAKSIZ İŞGAL TAZMİNATI) DAVASI
ECRİMİSİL (HAKSIZ İŞGAL TAZMİNATI) DAVASI

Ecrimisil kısaca haksız işgal tazminatı olarak tanımlanabilir. Daha detaylı açıklamak gerekirse; haksız işgal tazminatı (Ecrimisil) bir taşınmazın zilyetliğini izin ve yetkisi olmayarak tasarrufunda bulunduran kimseye karşı açılacak dava neticesinde hükmedilecek tazminattır. Ecrimisil kavramı Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesinde tanımlanmıştır. Yönetmeliğe göre Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle İdare tarafından talep edilen tazminatı da ifade etmektedir. Ecrimisil talep edilirken işgalcinin kusuru ya da İdarenin bu işgalden bir zararı olup olmadığı önem taşımamaktadır.

Detaya Git
01 Kasım
ANLAŞMALI BOŞANMA DAVALARI
ANLAŞMALI BOŞANMA DAVALARI

Anlaşmalı Boşanma ise en kısa tanımıyla eşlerin boşanma ile ilgili tüm hukuki sonuçlar üzerinde uzlaşmaları sonucu açılacak olan boşanma davası türüdür. Ancak eşlerin tüm konularda uzlaşmış olmaları anlaşmalı boşanma davası açmak için yeterli değildir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrasında anlaşmalı boşanma davası açabilmek için gerekli olan şartlar düzenlenmiştir.

Detaya Git
06 Ağustos
TANIMA VE TENFİZ DAVALARI
TANIMA VE TENFİZ DAVALARI

"Tanıma ve Tenfiz nedir?" Yabancı bir ülke sınırı içinde yer alan mahkemenin Türk vatandaşı için almış olduğu kararın Türkiye sınırlarında da geçerli olması amacıyla açılan davalar Tanıma Davalarıdır. Yabancı bir ülke sınırları içinde yer alan mahkemenin aldığı hukuki kararın tenfiz yapacak olan ülke makamlarınca yerine getirilmesi amacıyla açılan davalar Tenfiz Davalarıdır. Tenfiz davalarında icrai sonuçlar söz konusudur. Tanıma ve Tenfiz Davalarına ilişkin bütün bilgileri makalemizde bulabilirsiniz.

Detaya Git
11 Mayıs
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞÜYU) DAVASI
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞÜYU) DAVASI

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklar arasındaki paydaşlığa son vererek ferdi mülkiyete geçişi sağlayan bir dava türüdür. Taşınmaza ortak mülkiyet olarak sahip olan hissedarların mallarının aynen taksim edilmesi veya mahkemece satılarak bedellerinin hissedarlar arasında payları nispetinde paylaştırılmasına ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) denilmektedir. Ortaklığın giderilmesi davası ile amaçlanan, ortaklar arasındaki anlaşmazlığın, ortaklıklarının giderilerek çözüme ulaştırılmasıdır.

Detaya Git
10 Nisan
İSİM DEĞİŞTİRME VE SOYADI DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI
İSİM DEĞİŞTİRME VE SOYADI DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI

"İsim değişikliği nasıl yapılır?", "İsim değişikliği için hangi yollar izlenmelidir?", "İsim ve soyadı değişikliği için hangi şartlar gereklidir?" gibi hukuki soruların cevabını bu yazımızda bulabilirsiniz.

Detaya Git
Whatsapp Bilgi Al