Makaleler
26 Aralık
İHBAR TAZMİNATININ ŞARTLARI NELERDİR?
İHBAR TAZMİNATININ ŞARTLARI NELERDİR?

"İhbar tazminatı nedir?", "İhbar tazminatına hangi durumlarda hak kazanılır?", "Kimler ihbar tazminatı talep edebilir?", "İhbar tazminatında zamanaşımı süresi ne kadardır?" gibi soruların cevabını bu makalemizde bulabilirsiniz. İhbar tazminatı, İş Kanunu’nda düzenlenmiş olup belirsiz süreli veya sürekli nitelikteki iş sözleşmelerinin ihbar süresine uyulmaksızın ve haklı bir neden olmaksızın iş sözleşmesini usulsüz olarak fesheden tarafın karşı tarafa ödemek zorunda olduğu, zarar koşuluna bağlı olmayan, usulsüz feshin yaptırımı olan ve kanundan doğan götürü bir tazminattır. İhbar tazminatı talebi olan işçi ya da işveren öncelikle 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu madde 3 uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunmak zorundadır. Arabuluculuk sürecinde hem işçi hem işveren için önemli hususlar, ihbar tazminatı talep edenin böyle bir hakkının olup olmadığının tespiti ve eğer böyle bir hak mevcut ise ödenmesi gereken ihbar tazminatı miktarının hesabıdır. Bu hesabın yapılması için bir avukattan hukuki destek almak, hatta arabuluculuk sürecinde avukattan hukuki yardım almak oldukça önemlidir. Arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlanırsa ihbar tazminatı talepli bir dava açılması mümkün hale gelecektir. İhbar tazminatı talebi olan işçi ya da işveren, bu talebini bir dava ile ortaya koyar. İhbar tazminatı davası konu içerisinde anlatıldığı üzere bazı şartlara göre sonuçlandırılacaktır. Bunlar: İhbar tazminatı davası, iş sözleşmesi sona erdikten sonraki 5 yıl içerisinde açılmalıdır. İş sözleşmesi işveren tarafından sonlandırılan ve ihbar süresinde çalıştırılmayan ya da bu süre içerisindeki bir tarihten sonra çalıştırılmayan işçi, ihbar tazminatı talep edebilir. İşveren ise, işçinin iş sözleşmesini sonlandırması ve işe devam etmemesi nedeniyle ihbar tazminatını işçiden isteyebilir. İhbar tazminatı davasında, ihbar süresinin, brüt ücretin, faiz hesabının, kümülatif vergi matrahının ve dolayısıyla vergi diliminin doğru tespit edilmesi gereklidir.

Detaya Git
16 Aralık
KIDEM TAZMİNATININ ŞARTLARI NELERDİR?
KIDEM TAZMİNATININ ŞARTLARI NELERDİR?

"Kıdem tazminatı nedir?", "Kıdem tazminatına hangi durumlarda hak kazanılır?", "Kimler kıdem tazminatı talep edebilir?", "Kıdem tazminatında zamanaşımı süresi ne kadardır?" gibi soruların cevabını bu makalemizde bulabilirsiniz. Kıdem tazminatı; işyerinde 1 yıldan uzun süre çalışmış olan işçiye, iş sözleşmesi belirli sebeplerle sona erdiği takdirde yapılan toplu bir ödemedir. Uygulamada emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı gibi isimler alsa da hukuki niteliği kıdem tazminatıdır ve iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı olan bir alacak türüdür. İş sözleşmesi gerçek anlamda sona ermeden kıdem tazminatı olarak yapılan hiçbir ödeme kıdem tazminatı olarak kabul edilemeyecektir. Kıdem Tazminatı ödenmeyen işçi, İş Mahkemeleri nezdinde bir dava açmak suretiyle tazminat bedelini işverenden talep etme hakkında sahiptir. İş hukuku düzenlemelerinin genel yaklaşımı olan işçiyi koruma anlayışı, kıdem tazminatında da görülmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde, kıdem tazminatı almak için birtakım yasal şartları sağlamak gerekmektedir. Bu şartlar kısaca şu şekildedir: a) İşçi ile işveren arasında İş Kanunu’na tabi bir iş sözleşmesinin varlığı, işçinin işçi niteliği taşıması ve sürekli bir işte çalışması gereklidir. İş Kanunu anlamında çalışan bir işçi yazımızda açıklayacağımız diğer şartları sağlamış olması durumunda kıdem tazminatına hak kazanacaktır. İş Kanunu’nda işçi sayılmanın koşulu ise doğal olarak iş sözleşmesine bağlı olarak çalışmaktan geçmektedir. Borçlar Kanunu düzenlemelerinde yer alan diğer sözleşmeler kapsamında hizmet gören kişiler diğer şartları sağlamış olsalar bile kıdem tazminatına hak kazanamaz. Burada önemle belirtmemiz gerekir ki kıdem tazminatı alabilmek için iş sözleşmesinin yazılı olması önem taşımaz. Yazılı sözleşme gerçekteki duruma uymuyorsa bu sözleşme de yine mahkeme tarafından dikkate alınmayacaktır. Kıdem tazminatı davasında gerçekteki duruma bakılır ve gerçekteki durum hukuka uygun her türlü ispat aracı ile ispat edilebilir. b) İşçi işyerinde en az 1 tam yıl çalışmış olmalıdır. 1 yıllık sürenin başlangıcı için, işçinin fiili olarak işe başladığı tarih esas alınır. Ayrıca 1 yıllık sürenin aynı işveren nezdinde tamamlanmış olması bu hususta önem teşkil etmektedir. Bununla beraber aynı holding içerisinde farklı işverenler altında çalışılmış olması süre bakımından kesintiye neden olmaz. Söz konusu bu bir yıllık süreye tatiller vs. dahil edilir. Ancak grev-lokavt süresi içerisinde çalışılmayan kısım kıdeme esas süreye eklenmez. c) İş sözleşmesinin kıdem tazminatına engel olacak nedenlerden ötürü sona ermemiş olması gerekir. İş sözleşmelerinin çoğu işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağı şekilde sona ermektedir. Bunlardan yalnızca işverenin İş Kanunu m.25/2’ye dayalı haklı nedenle fesih yapması ve işçinin herhangi bir sebep olmaksızın istifa etmesi hallerinde işçi kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır. Ayrıca işçi iş sözleşmesini istediği kadar haklı olarak sona erdirsin gerekli şekil şartlarına uymazsa kıdem tazminatına hak kazanamaz. Bu nedenle işçinin istifa sürecinin başından itibaren iş hukuku alanında deneyimli bir avukatın yardımına başvurması önem taşır.

Detaya Git
09 Aralık
İCRA TAKİBİ NASIL BAŞLATILIR?
İCRA TAKİBİ NASIL BAŞLATILIR?

İcra takibi, borçlunun borcunu herhangi bir sebeple ifa etmemesi halinde alacaklının bu borcu devlet gücü ile tahsil etmek üzere İcra Müdürlüğü nezdinde başlattığı takiptir. İcra takibi bir avukat aracılığıyla yürütülebileceği gibi bizzat alacaklının kendisi de bu işlemi yürütebilir. İcra takibi yapmak isteyen alacaklı, icra takibine ilişkin alacak dosyasını usulüne uygun şekilde oluşturduktan sonra alacak talebini bakımından yetkili icra müdürlüğüne başvurması gerekmektedir. Yetkili icra müdürlüğü genel olarak alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra müdürlüğü olmakla birlikte alacağın kaynağına göre sözleşmenin akdedildiği yer, haksız fiilin meydana geldiği yer gibi çeşitli yerler de yetkili olabilmektedir. Adliyelerde genelde icra tevzi büroları bulunmakta birlikte küçük adliyelerde tüm işlemler icra müdürleri veya görevlendirdikleri bir memur tarafından gerçekleştirilmektedir. İcra dosyanız tevzi edildikten sonra icra harcını yatırmanız ile birlikte takibiniz açılır. Ayrıca tebligat masraflarının yapılabilmesi için de bir miktar masraf bırakmanız gerekir. Bundan sonraki aşamada hazırladığınız ödeme emri borçluya tebliğ edilecek ve icra takibi süreci başlayacaktır.

Detaya Git
29 Kasım
İŞE İADE DAVALARI
İŞE İADE DAVALARI

İşe iade davası, işveren tarafından iş akdi feshedilen ancak bu feshin geçersiz olduğunu düşünen işçinin, iş güvencesinden faydalanarak işe iadesini talep ettiği davadır. İşe iade davası, iş sözleşmesi geçersiz bir nedenle sonlandırılan (halk deyimiyle işten kovulan) işçi tarafından açılabilir. İşverenin bu davayı açma hakkı bulunmamaktadır. İşe iade davasının esasına girilebilmesi için maddi hukukun aradığı bazı şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar şu şekildedir: 1- İşyerinde en az 30 işçi çalıştırılıyor olması gerekir. Bu 30 işçi sayısı işverenin aynı işkolundaki bütün işyerlerini kapsar. Örneğin bir işverenin bir mobilya mağaza zinciri aynı ad altında işletilmektedir. Ve işçi bu mağazaların birinde çalışmaktadır. Çalıştığı mağazada her mağazada 5 işçi çalışıyor olsa bile, bütün mağazalardaki çalışanların sayısı toplanır. Bu toplam 30 işçi ve üstü ise işe iade davası açılabilir. İşçi sayısı belirlenirken çırak ve stajyerler hesaba katılmaz. Asıl işveren ve alt işveren durumunda ise asıl işveren ve alt işveren işçi sayıları ayrı ayrı değerlendirilir. İşçi sayısını az göstermek amacı ile böyle bir yol seçilmiş ise ispat edildiği takdirde işçi sayısı birlikte değerlendirilir. 2- İşçi bu işyerinde en az 6 aydır çalışıyor olmalıdır. 6 aylık kıdem hesaplanırken işçinin, aynı işverenin tüm işyerlerinde geçirdiği süreler dahil edilir. Yer altı işlerinde çalışan işçi için bu şart gerekli değildir. 3- İşçi ile işveren arasında belirsiz süreli bir iş sözleşmesi bulunmalıdır. Dolayısıyla belirli süreli sözleşme ile çalışan işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmamaktadır. 4- İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekillerinden olmamak gereklidir. 5- İş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli bir neden olmaksızın feshedilmesi gerekmektedir. İşe iade davasının açılabilmesi için sözleşmenin işveren tarafından feshedilmiş olması gerekmekte olup işçi, istifa, haklı fesih, işverenle anlaşma (ikale) vb. bir yolla iş akdini sonlandırması durumunda işe iade talebinde bulunamayacaktır. İş Kanunu’nun 18. Maddesinde özellikle aşağıdaki durumların fesih için geçerli sebep olmadığı belirtilmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki geçerli sebepler kanunda sayılanlarla sınırlı değildir. Mahkeme somut duruma göre bir değerlendirme yapabilecektir. a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak. b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak. d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler. e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek. f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık

Detaya Git
26 Kasım
ECRİMİSİL (HAKSIZ İŞGAL TAZMİNATI) DAVASI
ECRİMİSİL (HAKSIZ İŞGAL TAZMİNATI) DAVASI

Ecrimisil kısaca haksız işgal tazminatı olarak tanımlanabilir. Daha detaylı açıklamak gerekirse; haksız işgal tazminatı (Ecrimisil) bir taşınmazın zilyetliğini izin ve yetkisi olmayarak tasarrufunda bulunduran kimseye karşı açılacak dava neticesinde hükmedilecek tazminattır. Ecrimisil kavramı Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesinde tanımlanmıştır. Yönetmeliğe göre Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle İdare tarafından talep edilen tazminatı da ifade etmektedir. Ecrimisil talep edilirken işgalcinin kusuru ya da İdarenin bu işgalden bir zararı olup olmadığı önem taşımamaktadır.

Detaya Git
01 Kasım
ANLAŞMALI BOŞANMA DAVALARI
ANLAŞMALI BOŞANMA DAVALARI

Anlaşmalı Boşanma ise en kısa tanımıyla eşlerin boşanma ile ilgili tüm hukuki sonuçlar üzerinde uzlaşmaları sonucu açılacak olan boşanma davası türüdür. Ancak eşlerin tüm konularda uzlaşmış olmaları anlaşmalı boşanma davası açmak için yeterli değildir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrasında anlaşmalı boşanma davası açabilmek için gerekli olan şartlar düzenlenmiştir.

Detaya Git
06 Ağustos
TANIMA VE TENFİZ DAVALARI
TANIMA VE TENFİZ DAVALARI

"Tanıma ve Tenfiz nedir?" Yabancı bir ülke sınırı içinde yer alan mahkemenin Türk vatandaşı için almış olduğu kararın Türkiye sınırlarında da geçerli olması amacıyla açılan davalar Tanıma Davalarıdır. Yabancı bir ülke sınırları içinde yer alan mahkemenin aldığı hukuki kararın tenfiz yapacak olan ülke makamlarınca yerine getirilmesi amacıyla açılan davalar Tenfiz Davalarıdır. Tenfiz davalarında icrai sonuçlar söz konusudur. Tanıma ve Tenfiz Davalarına ilişkin bütün bilgileri makalemizde bulabilirsiniz.

Detaya Git
11 Mayıs
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞÜYU) DAVASI
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞÜYU) DAVASI

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklar arasındaki paydaşlığa son vererek ferdi mülkiyete geçişi sağlayan bir dava türüdür. Taşınmaza ortak mülkiyet olarak sahip olan hissedarların mallarının aynen taksim edilmesi veya mahkemece satılarak bedellerinin hissedarlar arasında payları nispetinde paylaştırılmasına ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) denilmektedir. Ortaklığın giderilmesi davası ile amaçlanan, ortaklar arasındaki anlaşmazlığın, ortaklıklarının giderilerek çözüme ulaştırılmasıdır.

Detaya Git
10 Nisan
İSİM DEĞİŞTİRME VE SOYADI DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI
İSİM DEĞİŞTİRME VE SOYADI DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI

"İsim değişikliği nasıl yapılır?", "İsim değişikliği için hangi yollar izlenmelidir?", "İsim ve soyadı değişikliği için hangi şartlar gereklidir?" gibi hukuki soruların cevabını bu yazımızda bulabilirsiniz.

Detaya Git
Whatsapp Bilgi Al